NE DARBE NE DİKTA; YAŞASIN BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK TÜRKİYE!
[ BASIN AÇIKLAMASI: BETON ÜRETİMİNDE KALİTE VE DENETİM ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

İMO ANA SAYFA   ŞUBE ANA SAYFA   ŞUBE İLETİŞİM   ARAMA   WEBMAIL   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

21 EYLÜL 2018, CUMA   

12

BASIN AÇIKLAMASI: BETON ÜRETİMİNDE KALİTE VE DENETİM

    Yayına Giriş Tarihi: 04.07.2018 00:00   Güncellenme Zamanı: 04.07.2018 11:07:21  Yayınlayan Birim: İZMİR ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 04.07.2018 11:05:56

Yapıların neredeyse tamamının Betonarme olduğu ülkemizde beton, inşaat sektörümüzün en çok kullandığı, en önemli yapı malzemesidir. Beton üretiminde kalitenin korunması ile üretim ve uygulama sürecindeki denetimlerle ilgili olarak 4 Temmuz 2018 tarihinde Şubemizde bir basın toplantısı düzenlendi.

Toplantıda betonun üretimi ile ilgili idari ve uygulama yönünden ciddi düzenlemeler yapılması ve sahada özellikle fiilen yapılan uygulamaların denetlenerek ciddi yaptırımlar uygulanması gerektiği ifade edildi.

Açıklamanın tam metni aşağıdadır:

--------------------------------------------------------------------------
BETON ÜRETİMİNDE KALİTE VE DENETİM

Ülkemizdeki yapıların neredeyse tamamı betonarmedir. Dolayısıyla beton, inşaat sektörümüzün en çok kullandığı, en önemli yapı malzemesidir.

Sektörümüzde yaygın olarak kullanılan betonun üretimi, 1990`lı yılların başına kadar şantiyelerde konvansiyonel yöntemlerle tamamen denetimsiz bir şekilde yapılıyorken sonrasında yaygınlaşmaya başlayan hazır beton sektörüyle beton üretimi yine denetimsiz ama biraz daha teknolojiye uygun yapılmaya başlamıştır. Ancak henüz bir standardı bile olmayan hazır beton üretimi betonun tüm teknik gerekliliklerini yerine getiremezken, o yıllarda bilhassa kurumsal çimento firmalarının diğer kuruluşları olarak faaliyet gösteren hazır beton kuruluşlarının öncülüğünde kurulan Türkiye Hazır Beton Birliğinin gönüllü ve istekli katkılarıyla beton üretiminde ilk standartlar çıkmaya başlamıştır. Ülkemizde betonun gelişmesi, bir mühendislik konusu olması ne yazık ki 1990`lı yılların sonunda kendini göstermeye başlamıştır.

Ülkemizi çok derin acılara sokan büyük Marmara Depremi ardından betonun ne olduğu, ne olması gerektiği adeta kafalarımıza dank etmiş ve ardından ülkemizde hazır beton kullanımı zorunlu hale getirilmeye başlanmıştır. Depremde yıkılan binalardaki betonların incelenmesi sonunda çok düşük dayanımlar, niteliksiz karışımlar tespit edilmiş, dayanım özelliği yanında durabilitenin de ne olduğu anlaşılmıştır. 2002 yılında yayınlanan TS EN 206 beton standardı betonun taze ve sertleşmiş tüm özelliklerini kapsayan bugünkü bilinen yüksek nitelikli beton anlayışının miladı olmuştur. Üniversitelerimizin de yapı malzemesi anabilim dallarının katkılarıyla basınç dayanım sınıfları yükseltilmiş, kimyasal ve mineral katkıların kullanımlarının yaygınlaşmasıyla beton nitelikleri yükselmiştir. Standardın yayınlanması ile aynı dönemde çıkan 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu ile kurulan yapı denetim kuruluşları ve izinli özel laboratuvarlar vasıtasıyla, eksik de olsa beton üretimi devlet denetimi kontrolüne girmiştir. Denetimlerde yaşanan olumsuzluklar, teknik alt yapı yeterliliği olmadan kurulan beton üreticisi firmaları vb. nedenlerle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı içinde betonun da bulunduğu tüm yapı malzemesi üreticilerini denetleyen bir piyasa denetimi ve gözetimi sistemi kurulmuş, uygunsuzlukları kaynağında önleme tedbiri almaya çalışmıştır. Ulusal ölçekte ticari bir ürün olarak "G" işareti kapsamına alınan, belgelendirilmesi zorunlu bir ürün olan beton halen bu metodlarla denetlenmektedir.
Bu kadar yoğun denetim altında bulunan beton üretiminde hala bazı eksiklikler ve uygunsuzlukların olması bahsettiğimiz süreç başlangıca döner mi sorusunu aklımıza getirmektedir. Çünkü;

1. Beton için G uygunluk belgesi TSE, KGS ve KÇK gibi kurumsal ve uzman belgelendirme kuruluşları dışında yabancı kaynaklı belgelendirme kuruluşlarının ülkemizde kalite yönetim sistemleri konusunda yeterliliği bilinmeden bir takım kişilere verdikleri belgelendirme yetkisiyle de verilmektedir. TS EN 206 ve ulusal eki olan TS 13515`in içerdiği ciddi yükümlülükleri taşıdığı meçhul beton üreticilerine bu belgeler çok kolay verilebilmektedir.

2. Beton inşaat mühendisinin işidir. Betonu üreten de inşaat mühendisi olmalıdır. Sektörel bazlı yaptığımız gözlemlerde bünyesinde inşaat mühendisi veya malzeme konusunda yetkinliği bulunmayan kişilerle çalışan çok sayıda hazır beton üreticisi firma ile karşılaşılmaktadır. Bu firmalar rahatlıkla uygunluk belgelerini alıp üretim ve satış yapabilmektedirler.
3. Kompozit bir malzeme olan betonun bileşenleri ve ortam özellikleri betonun niteliklerini etkiler. Çok hassas ve sıkı bir kalite kontrol sistemiyle üretilmesi ve istatistiksel olarak uygunluk değerlendirilmelerinin yapılması şart olan betonun eğitimli ve hatta deneyimli ellerle üretilmesi geri dönüşü çok zor ve bedeli ağır olacak olan beton için şarttır. Standartların öngördüğü etkin uygunluk değerlendirmelerinin birçok firmada yapılmadığı kanaatindeyiz.

4. Standartların öngördüğü etkin kalite kontrolü ve olması gereken uygunluk değerlendirmelerinin firmaların bünyesinde yapılabilmesi ancak firmalarda olması gereken mühendis ve teknikerden oluşan kalite birimleriyle yapılabilir Birçok beton üreticisi firmanın bünyesinde böyle etkin bir kalite biriminin olmadığı, bu hizmeti dışardan eğitimi, birikimi, deneyimi ve misyonu belli olmayan ya da yeterliliği tartışılabilen bir takım kişilerden aldıkları görülmektedir. Danışmanlık adı altında verilen bu kalite hizmeti için yasal düzenleme yapılmalı, kriterler konulmalı ve denetlenmelidir.

5. Betonun çevresel etki sınıfı kriterlerinden ve niteliğinin en önemli göstergelerinden biri olan su/çimento oranının belirleyicisi olan bileşen karma suyunun kullanımı santrallarda tamamen operatörlerin insiyatifindedir. Ayrıca betonun teslim yerinde kaybettiği kıvamı elde etmek için pompa ve/veya transmikser operatörleri insiyatifinde kontrolsüz ilave su verilmektedir. Betonda kıvam kaybı normaldir ancak sipariş edilen kıvama getirmek için laboratuvarda denenerek onaylanmış bir şekilde redoz kimyasal katkı kullanılmalıdır.

Betonun son 30 yılını özetleyen bu sürecin sonunda beton kalitesinin düşmesi, sürecin başlangıcına fiilen dönme riski ve yapılarımızdaki betonun hedeflenen kriterleri taşımama riski biz inşaat mühendislerini kaygılandırmaktadır.

Geçmiş dönemlerde yaşadığımız acı sonuçları olan depremleri hatırladığımızda hayati önem taşıyan betonun üretimi ile ilgili idari ve uygulama yönünden ciddi düzenlemeler yapılmalı ve sahada özellikle fiilen yapılan uygulamalar denetlenmeli ve ciddi yaptırımlar uygulanmalıdır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

4 Temmuz 2018
İnşaat Mühendisleri Odası
İzmir Şubesi
Yönetim Kurulu


Okunma Sayısı: 86

İzmir Şube Kaynaklı Haberler »
Tüm Haberler »

Sayfayı Yazdır