NE DARBE NE DİKTA; YAŞASIN BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK TÜRKİYE!
[ GAZİANTEP`TE İŞ KAZASINDA MESLEKTAŞIMIZIN VEFATINA YOL AÇAN İHMALLER ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

İMO ANA SAYFA   ŞUBE ANA SAYFA   ŞUBE İLETİŞİM   ARAMA   WEBMAIL   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

12 ARALIK 2019, PERŞEMBE   

35

GAZİANTEP`TE İŞ KAZASINDA MESLEKTAŞIMIZIN VEFATINA YOL AÇAN İHMALLER

    Yayına Giriş Tarihi: 19.11.2019 00:00   Güncellenme Zamanı: 19.11.2019 14:08:04  Yayınlayan Birim: İZMİR ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 19.11.2019 13:41:18

Şubemiz İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Komisyonu`nun 14 Kasım 2019 tarihinde, Gaziantep İli, Şahinbey İlçesi`nde Akkent Camisi şantiyesinde gerçekleşen iş kazası ile ilgili açıklaması

14 Kasım 2019 tarihinde, Gaziantep İli, Şahinbey İlçesi`nde Akkent Camisi şantiyesinde ölçü almak için bulunan meslektaşımız İnşaat Mühendisi Korkut Küçükcan, iskelenin çökmesi sonucu enkaz altında kalmış ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmiştir.

İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Komisyonu ve İzmirli inşaat mühendisleri olarak derin ve tarifsiz üzüntü içindeyiz. Vefat eden meslektaşımıza Allah`tan rahmet, ailesine, sevdiklerine ve meslektaşlarımıza başsağlığı diliyoruz.

Çöken iş iskelesi enkazı altında saatlerce ağır yaralı kaldıktan sonra yoğun bakımda yaşama gözlerini yuman meslektaşımızın ölümüne neden olan ihmalkârlıkların; şantiyede işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin, mühendislik biliminin, fen ve teknik kuralların göz ardı edilmesi,  yapı içerisindeki ahşap iskelenin ve kalıpların yağmur, güneş, vb. olumsuz ortam ve mevsim koşullarında korumasız ve açık şekilde yıllarca bırakılması sebebiyle yıpranması ve dayanıksız hale gelmesi, statik projesiz ve yapı ruhsatsız inşaat yapılması, statik hesapsız ve projesiz iskele kurulması, mevzuat gereğince çelik ve/veya alüminyum alaşım bileşenlerden oluşan iskele kurulması zorunluyken ahşap iskele kurulması ile birlikte denetim eksikliği olduğu anlaşılmaktadır.

Mühendisliğe, tekniğe, bilime, insana ve denetime önem verilmediğinde iş kazaları, meslek hastalıkları ve ölümler kaçınılmazdır ve beklenen sonuçlardır. Şantiyelerde sağlıklı ve güvenli çalışma konusunda; devletin, siyasetçilerin, hukukçuların, belediyelerin, meslek odalarının, müteahhitlerin, yapı denetim kuruluşların, iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerin, mühendislerin, işçilerin, sendikaların, sivil toplum kuruluşların ve halkımızın işbirliği içinde çalışması gerektiği görülmektedir. Toplumun her kesiminde gerekli duyarlılık ve farkındalık sağlanarak sağlık ve güvenlik kültürünün tesis edilmesi, inşaatlarda sağlık ve güvenlik koordinatörü görevlendirilmesi, sağlık ve güvenlik planı hazırlanarak projeye başlanması, maliyetlere ve iş programlarına işçi sağlığı ve iş güvenliği maliyetlerinin ve süreçlerinin de dahil edilmesi, kamu ihalelerinde yüklenici ve alt yüklenici seçiminde iş kazasızlık kriterinin değerlendirilmesi, yapım işlerinde sıralı şekilde alt yüklenicilere işlerin verilmemesi, gerek kamu denetimi ve gerekse yasayla kaldırılan meslek odalarımızın denetimleri, caydırıcı cezai uygulamaların eksiksiz uygulanması, sendikalaşma gibi önlemlerle iş kazalarının önlenebileceği kanısındayız.

İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Komisyonu


Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) heyeti, 17 Kasım 2019 tarihinde iş kazasının meydana geldiği şantiyede teknik incelemede yapmış ve olayın şahitleri ile görüşmüştür. Heyet, teknik raporunu kamuoyu ile paylaşmıştır. Teknik raporda özetle;

• İnşaatın 2012 yılında başladığını, 2016 yılında yapımına ara verildiği,
• Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği`nin Ek-4`te 68`nci maddesi gereğince zorunlu olmasına rağmen yapı alanının çevresi ve çalışma alanının etrafı kolayca görülebilecek, fark edilebilecek ve yetkisiz kişilerin girişine engel olacak şekilde çevrilerek işaretlenmediği,
•  Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği`nin 8`nci maddesi (5) fıkrası gereğince zorunlu olmasına rağmen, Bakanlığın ilgili çalışma ve iş kurumu il müdürlüğüne vermekle yükümlü olunan yapım işi ile ilgili bilgilerin yer aldığı levhanın asılı olmadığı,
•  Yapının statik projesi ve yapı ruhsatı ile iskelenin statik hesabının ve projesinin bulunmadığını,
•  İnşaatta kubbe imalatının henüz tamamlanmadığı, yapı içerisindeki, iskele, kalıp, donatı gibi yapı malzemelerin yağmur, güneş, vb. olumsuz ortam ve mevsim koşullarında korumasız ve açık şekilde bırakılması sebebiyle yıprandığı ve dayanıksız hale geldiği, korozyona uğradığı,
•  Yapım işine yeniden başlanması için gereken planlama ve fizibilite çalışmaları sırasında yıpranmış, zayıflamış ve paslanmış malzemelerin kullanılabilirliliğinin kontrol edilmediği,
•  19 Eylül 2014`de Resmî Gazete`de yayımlanan "Ahşap ve Ön Yapımlı Çelik İle Alüminyum Alaşımlı Bileşenlerden Oluşan Dış Cephe İş İskelelerine Dair Tebliğ"inin 3`ncü maddesi (6)`ncı fıkrasında "Dış cephe iş iskele yüksekliğinin 13.50 m`yi aştığı hallerde inşa edilecek iskelenin tamamı çelik ve/veya alüminyum alaşım bileşenlerden oluşur." zorunluluğu bulunmasına rağmen çöken iskelenin 50 - 60 metre yüksekliğinde ahşap iskele olduğu ve yaklaşık olarak 3.000 m2 alana oturduğu, ahşap olarak kullanılan malzemenin yörede sıkça karşılaşıldığı gibi kavaktan mamul olduğu, her kesitte malzemenin kullanıldığı, iskele dikmelerinin 5-10 cm`lik 5 cm x 10 cm parçalarla çivilenerek tutturulmaya çalışıldığı, iskelenin ankrajlarının seyrek olarak bağ telleri ile yapıldığı, yıllarca yağmur, güneş vb. olumsuz mevsim ve ortam koşullarında iskelenin yıprandığı, zayıfladığı, 
• İskelenin, betonarme yükünü de taşıyacak şekilde bir yük iskelesi olarak planlandığı bilgisinin edinildiği ancak çöken iskelenin iş iskelesi olarak dahi kullanılamayacağı anlaşılmış iken inşaatın sürdürülmesi durumunda inşaat yüklerinin de iskeleye taşıttırılmaya çalışılması çoklu ölümlerle sonuçlanacak daha büyük bir faciaya da yol açamasının yüksek ihtimal olduğu,
• 34 saat süren arama ve kurtarma çalışmasında kriz ve acil durum yönetiminde hazırlıksız olunduğunu, kurtarılabilecek insanların ekip, ekipman, bilgi ve koordinasyon yetersizliği ile yitirildiği,
•  Yapıların projelendirilmesinden bitirilmesine kadar olan her aşamasının mühendislik bilimine uygun olarak sürdürülmesi, mühendislik hizmetlerinin de meslek odalarınca denetlenmesi gerektiği halde, gerekli olan bu denetim mekanizmalarının ortadan kaldırıldığı belirtilmektedir.


Okunma Sayısı: 211

İzmir Şube Kaynaklı Haberler »
Tüm Haberler »

Sayfayı Yazdır